Görüntüleme Testleri












  • Görüntüleme Testleri Nedir?


    Bir görüntüleme testi vücudunuzun içinde olup bitenleri görmenin bir yoludur. Bu testler çeşitli enerjileri (x ışını, ses dalgası, radyoaktif parçacıklar ya da manyetik alanlar) vücudunuza gönderir. Vücut dokularının ürettiği enerji örüntülerindeki değişiklikler bir görüntü ya da resim oluşturur. Bu resimler normal vücut yapıları ve işlevleriyle birlikte kanser gibi hastalıkların neden olduğu anormal yapıları da gösterebilir.
     
    Görüntüleme testleri, vücudun içine bir mercek ya da video kamera taşıyan esnek ve ışıklandırılmış bir tüpün gönderildiği (kolonoskopi ya da bronkoskopi gibi) endoskopik testlerden farklıdır. Endoskopik testler doktorların vücudun içindeki bölümleri, tıpkı gerçek resimlere bakar gibi çıplak gözle görmelerine olanak sağlar. Bunlar doktorların görüntüleme testleri ile elde ettikleri görüntülerden çok farklıdır.

     
  • Görüntüleme Testleri Ne İçin Kullanılır?


    Görüntüleme testleri çok çeşitli yollarla kanser için kullanılır:
     
    ·         Bazen tarama, yani kişinin semptomları yokken erken evredeki kanseri aramak için kullanılır. Mamogram kanser taraması için kullanılan bir görüntüleme testine örnektir.
    ·         Semptomlarınız varsa, bu testler bir kitle veya şişlik (tümör) aramak için kullanılabilir. Ayrıca semptomlarınızın nedeninin bir tümör mü yoksa başka bir hastalık mı olduğunun anlaşılmasına da yardımcı olabilir.
    ·         Bazen bir tümörün kanser olma olasılığının öngörülmesine yardımcı olabilir. Doktorların biyopsi (bir doku örneği alınıp mikroskop altında bakılması) yapılıp yapılmasına karar vermelerine yardımcı olabilir. Neredeyse her zaman bir tümörün kanser olup olmadığından emin olmak için biyopsi yapılması gerekir.
    ·         Vücudunuzun derinlerinde olsa bile tümörün tam olarak yerini gösterebilir. Bu, daha fazla araştırma için tümör örneği (biyopsi) gerektiğinde işe yarar.
    ·         Kanserin evresinin (kanserin ne kadar yayıldığının) saptanmasına yardımcı olabilir.
    ·         Radyasyon tedavisinde ışınların tam olarak odaklanması gereken yerin saptanması gibi tedavi planlamasında yardımcı olabilir.
    ·         Tedavi sonrasında tümörün küçülüp küçülmediğini, aynı kaldığını ya da büyüdüğünü gösterebilir. Bu doktora tedavinin ne kadar işe yaradığı konusunda fikir verebilir.
    ·         Tedavi sonrasında kanserin tekrarlayıp (rekürrens) tekrarlamadığını da ortaya çıkarabilir.
    Görüntüleme testleri kanser tanı ve tedavi sürecinin yalnızca bir parçasıdır. Kanseriniz için bütün bir araştırma, dikkatli bir tıbbi öykü (semptomlarınız ve risk faktörleriniz hakkında bir dizi soru), fizik muayene ile kan ve diğer laboratuvar testlerini de içerir.
     
    Birçok doktor tedavi sırasındaki değişiklikleri saptayabilmek için tedavi başlamadan önce radyogram (x-ışını) ya da diğer görüntüleme testlerinin yapılmasını ister. Bunlara başlangıç çalışmaları adı verilir çünkü bunlar ilgili ayrıntıların başlangıçtaki durumunu gösterir. Doktorlar zaman içinde tedavinin sonuçlarını görmek amacıyla, bunları daha sonraki görüntülerle karşılaştırmak için kullanabilir. Bunlar daha sonra kanserin ilerleyip ilerlemediğini araştırmak için de kullanılabilir.

     
  • Görüntüleme Testlerini Kimler Yapar Ve Kimler Yorumlar?


    Bir doktor, bir sertifikalı teknisyen ya da diğer bir sağlık personeli görüntüleme testi yapabilir. İçeriğine bağlı olarak test bir hastanede, özel bir klinik ya da görüntüleme merkezinde ya da bir doktor muayenehanesinde yapılabilir. Daha büyük tıp merkezlerinde görüntüleme testleri, genellikle radyoloji ya da nükleer tıp bölümünde (testlerin bazıları yüksek enerjili radyasyon içermemekle birlikte) yapılır.
     
    Radyolog görüntüleme teknikleri uzmanıdır. Bu kişi genellikle test sırasında elde edilen görüntüleri okuyan (yorumlayan) kişidir. Radyolog bulgulara ilişkin bir rapor yazar ve bu raporu doktorunuza gönderir. Raporun bir kopyası sizin hasta kayıtlarınızın bir parçası olacaktır. Diğer doktorlarınız da (onkolog, cerrahlar vb.) bu görüntülere bakabilir.

     
  • Bilgisayarlı Tomografi Taraması


    BT taraması, CAT taraması, spiral ya da helikal BT olarak da adlandırılır.
     
    BT taraması ne gösterir?
    BT taraması vücudun bir dilimini ya da kesitini gösterir. Görüntü standart X-ışını testine göre organ ve yumuşak dokularınızı daha net gösterir. Resim bir bilgisayar tarafından oluşturulduğundan, daha kolay görmek ve yorumlamak için büyütülebilir.
     
    1970’lerin sonundan itibaren BT taraması doktorların hastalarda kanseri keşfetmesine yardım açısından çok yararlı olmuştur. BT taraması tümörün şeklini, büyüklüğünü, yerleşimini ve hatta tümörü besleyen kan damarlarını gösterebilir -- bunların hiçbiri için hastanın vücudunun kesilmesi gerekmez.
     
    Doktorlar sıklıkla BT taramasını bir doku örneğini çıkaracak bir iğneye kılavuzluk etmek üzere kullanır. Bu BT kılavuzlu biyopsi olarak adlandırılır. Radyofrekans ablasyonu (tümörü yok etmek için ısı kullanılması) gibi bazı kanser tedavisi türlerinde tümöre iğnenin ulaşmasına kılavuzluk etmeleri için de kullanılabilir.
     
    BT taramaları karaciğer, pankreas, adrenal bezler, akciğerler ve kemiklerdeki kanserlerin saptanması ve bunlar hakkında bilgi edinilmesinde oldukça yararlıdır. Ayrıca kalın ve ince bağırsak, özofagus (yemek borusu), mide, beyin, prostat ve diğer organlardaki kanserler hakkında bilgi edinmek için de kullanılır.
     
    Doktorlar zaman içinde yapılmış olan BT taramalarını karşılaştırılarak bir tümörün tedaviye nasıl yanıt verdiğini ya da tedaviden sonra kanserin tekrar ortaya çıkıp çıkmadığını görebilir.
     
    Nasıl çalışır?
    BT taramaları resimleri oluşturmak için miktarı kontrollü x ışını – vücuttan geçen yüksek enerjili radyasyon ışını- kullanır. Bir bakıma, BT taramaları standart röntgen (x ışını) testlerine benzer (bkz. "Radyografik çalışmalar" bölümü). Fakat x ışını yalnızca bir açıdan hedeflenmiş geniş bir radyasyon ışını kullanır. BT taraması ise farklı açılardan elde edilen bir dizi resim oluşturmak için kalem kalınlığında bir ışın kullanır. Her bir açı, organ ve yumuşak dokuların hafif farklı görüntülerini oluşturur. Her bir açıdan elde edilen bilgiler, görüntülerin nasıl çakıştığını hesaplayan bir bilgisayara yüklenir. Daha sonra bilgisayar vücudun özgün bir bölgesinden bir dilim – ekmek somunundan kesilmiş bir dilim ekmeğe çok benzeyen - gösteren bir tek siyah-beyaz resim oluşturur.

    Resim özel kontrast maddeler kullanılarak daha net hale getirilebilir. Bu maddeler sıvı halde ağızdan alınabilir, bir toplardamara verilebilir ya da lavman olarak rektumdan bağırsaklara verilebilir. Vücut dokularının bu maddeleri emme özellikleri farklı olduğundan BT görüntüsü doku tipleri arasında daha fazla kontrast gösterecektir. Bu da tümör gibi anormalliklerin daha net görülmesine olanak sağlar.
     
    Son yıllarda spiral BT (helikal BT olarak da anılır) en yaygın kullanılan BT tipi haline gelmiştir. Spiral BT orijinal BT taramasına göre daha az radyasyon kullanan daha hızlı bir makineye sahiptir.

    Doktorlar BT görüntü dilimlerini bir diğerinin üzerine yerleştirerek belli kanserlerde daha da fazla bilgi sağlayan 3 boyutlu (3-D) tarama yapabilirler. Farklı açılardan bakmak için 3-D görüntü bir bilgisayar ekranında döndürülebilir.
     
    Doktorlar günümüzde BT teknolojisini sanal endoskopi adı verilen bir teknikle bir adım ileri taşımaktadır. Akciğer (sanal bronkoskopi) ya da kolon (sanal kolonoskopi, BT kolonografisi olarak da adlandırılır) gibi organların iç yüzeyine vücut içine mikroskop koymadan bakabilirler. Bilgisayar ekranında gerçek bir endoskopi yaparken göründüğü gibi siyah beyaz görüntüler elde etmek için 3-D görüntüler düzenleyebilirler. Bu tekniklerin değişiklikleri standart endoskopi kadar iyi bulup bulmadığını anlamak için çalışmalar halen sürmektedir. Bugüne dek, BT kolonografi polip ve kanser saptamada kolonoskopi kadar iyi görünmektedir. Bununla birlikte polip ya da diğer anormal alanlar bulunduğunda normal bir kolonoskopi yapılmalıdır.
     
    Test için nasıl hazırlanırım?
    BT taramaları en sık olarak ayaktan hasta bakımı temelinde yapılır; bu test için hastaneye yatmanız gerekmez.
     
    Bazı durumlarda, doktorunuz test öncesinde birkaç saat bir şey yiyip içmemenizi söyleyebilir. Ya da bağırsaklarınızı temizlenmesi, karnınızın ve bağırsaklarınızın içinin görülmesine engel olabilecek maddelerin çıkarılması için bir laksatif (müshil) ya da lavman kullanmanız gerekebilir. Çalışılacak vücut bölümüne bağlı olarak, testten önce kontrast sıvı içmeniz ya da kontrast lavman kullanmanız da gerekebilir. Eğer bir kontrast madde bir toplardamara verilecekse, kolunuzdaki bir toplardamara bir intravenöz (IV) (damar içi) kateter konabilir.
    Soyunmanız, bir elbise giymeniz ve mücevher ya da görüntüyü engelleyebilecek diğer metal eşyalarınızı çıkarmanız istenebilir. BT resimlerini etkileyebileceğinden takma diş, işitme aleti, saç tokası vb. çıkarmanız istenebilir.
     
    Test nasıl yapılır?
    BT taramasını bir radyoloji teknisyeni yapar. Tarayıcı büyük, simit biçiminde bir makinedir. Tarayıcının ortasındaki deliğin içinde ileri geri kayan ince ve düz bir masanın üzerine yatarsınız. Masa açıklığa doğru hareket ederken, kesin belli açılarda binlerce ince x ışını yayan bir x-ışını tüpü tarayıcının içinde döner. Bu ışınlar vücudu geçer ve tarayıcının diğer tarafında tutulur. Tarayıcı açılıp kapanırken vızıltı ve tıkırtı duyabilirsiniz.
     
    Kafa BT testi sırasında kafanız özel bir araç ile sabit tutulacaktır.
    BT taraması sırasında inceleme odasında yalnız olacaksınız fakat teknisyen sizi sürekli görebilecek, duyabilecek ve sizinle konuşabilecektir.
     
    BT ağrısızdır fakat dakikalarca belli bir pozisyonlarda hareketsiz kaldığınız için bunu rahatsız bulabilirsiniz. Göğüs hareketleri görüntüyü etkileyebileceğinden kısa bir süre nefesinizi tutmanız da istenebilir. BT kolonografi için bağırsağın iç yüzeyinin görünmesine yardımcı olmak için kolona hava pompalanır. Bu bazı kişilerde rahatsızlığa neden olabilir.
     
    Size bir toplardamarınızdan kontrast madde verileceği zaman, öncesinde bir tarama yapılabilir, daha sonra kontrast boya maddesi verilip ikinci bir tarama yapılabilir.
     
    Ne kadar sürer?
    Tarama süresi, doktorun vücudunuzun ne kadarına bakmak isteyeceğine ve kontrast boya maddesi kullanılıp kullanılmayacağına bağlı olarak değişir. Bir BT taramasının süresi neyin taranacağına bağlı olarak 10 - 30 dakika arasında değişir. Sıklıkla sizin istenen duruma getirilmeniz ve kontrast boya maddesi uygulaması resim çekilmesinden daha uzun sürer. Testten sonra daha fazla resim gerekip gerekmediğinin görülmesi için sonuçlara bakılması sırasında beklemeniz istenebilir.
     
    Olası komplikasyonlar ve yan etkiler nelerdir?
    Test uygulanan kişilerin yaklaşık %5’inde (1/20) kontrast maddeye karşı reaksiyon gelişir.

    Olası semptomlar:
    ·         Bulantı
    ·         Hırıltılı solunum
    ·         Nefes darlığı
    ·         Ağızda metalik ya da acı bir tat
    ·         Vücuda yayılan kızarma ya da sıcaklı hissi -- bu birkaç dakika sürebilir. Hatta altınızı ıslatmış gibi hissedebilirsiniz.
    ·         Bir saate kadar süren kaşıntı ya da yüzde şişme
     
    Bu semptomlar genellikle ciddi değildir ve çoğunlukla kendiliğinden düzelir fakat bu semptomlardan herhangi biri başladığında radyoloji teknisyeninize ve sağlık ekibinize bildirin.

    Ayrıca sağlık ekibinize geçmişte kontrast boya, deniz ürünleri ya da iyoda karşı reaksiyonunuz olup olmadığını söyleyin. Bu önemlidir çünkü BT taramasında kullanılan kontrast boyaya karşı reaksiyon riskinizi gösterir. Seyrek olarak bazı insanlarda solunum sorununa yol açan ve hemen tedavi gerektiren şiddetli alerjik reaksiyon ortaya çıkabilir. Alerjik bir reaksiyon geliştirme riski olduğunda, size öncelikle kontrast maddenin test dozu verilebilir.
     
    Bu test hakkında başka neler bilmeliyim?
    ·         Bir KT taraması bazen “dilim” ya da “kesit” olarak adlandırılsa da hiçbir kesme ya da insizyon içermez.
    ·         Bir BT taraması ile aldığınız radyasyon miktarı standart bir radyogram (x ışını) ile alınandan oldukça fazladır.
    ·         Aşırı kilolu insanlar BT tarayıcısına yerleşmekte güçlük çekebilir.
    ·         Herhangi bir alerjiniz varsa veya iyot, deniz ürünleri ya da kontrast boyalara karşı duyarlıysanız doktorunuza söyleyiniz.
    ·         Gebelik olasılığınız varsa ya da emziriyorsanız doktorunuza söyleyiniz.
    ·         BT taraması maliyeti standart bir radyogram maliyetinin 10 katına kadar çıkabilir.

     
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme


    Diğer isimleri MRI, manyetik rezonans (MR) ve nükleer manyetik rezonans (NMR) görüntülemedir.

    MRI ne gösterir?
    BT taraması gibi MRI da vücudunuzun kesitini gösterir. Fakat MRI görüntü oluşturmak için radyasyon yerine güçlü mıknatıslar kullanır. Bir MRI taraması, vücudunuzun önünden, yanından ya da başınızın üzerinden bir dilime bakıldığı gibi birçok açıdan kesitsel dilimler (görüntüler) alabilir. MRI vücudun diğer görüntüleme testleri ile görülmesi güç olan yumuşak doku bölümlerinin resmini oluşturur.
     
    MRI beyin, omurilik, baş, boyun, kemik ve kaslardaki kanserlerin bulunması ve yerinin saptanmasında çok iyidir. Kontrast boya maddeli bir MRI beyin tümörlerinin görülmesinin en iyi yoludur. Doktorlar MRI ile bazen kanser olmayan (benign) tümörü kanser olan (malign) tümörden ayırabilir.
     
    Son yıllarda, MRI kadın üreme organlarının dikkatli incelenmesi için temel bir yol haline gelmiştir ve endometrium (rahim) kanserinin ameliyat öncesinde evresinin saptanmasına yardımcı olabilir. Diğer bir MRI kullanımı, kanserin karaciğerde ya da vücudun başka bir yerindeki metastaz (yayılma) bulgularının aranmasıdır.
     
    MRI görüntüleri doktorların ameliyat ya da radyasyon gibi tedaviyi planlamalarına da yardımcı olabilir.
     
    Nasıl çalışır?
    Bir MRI tarayıcısı tonlarca ağırlıkta çok güçlü bir mıknatıs taşıyan bir silindir ya da tüptür. Tüp içindeki masaya yattığınızda aygıt sizin etrafınızda güçlü bir manyetik alan ile birlikte döner. Manyetik güç vücudunuzdaki hidrojen atomlarının çekirdeklerinin (merkezlerinin) bir yönde dizilmesine neden olur. Atomlar dizildikten sonra MRI makinesi bir radyofrekans dalgaları kümesi yayar. Bu dalgalar hidrojen çekirdeklerinin yön değiştirmesine neden olur. Orijinal konumlarına geri döndüklerinde tarayıcının saptayacağı belli sinyaller verir. Vücut dokularındaki hidrojen çekirdekleri farklı yöne doğru değişir. Bir bilgisayar bu değişikliklerin sinyalini alır ve onları siyah beyaz bir resme dönüştürür.
     
    Kontrast maddeler görüntünün kalitesini yükseltmek için bir toplardamara verilebilir. Bu maddeler vücut tarafından emildikten sonra, dokunun manyetik dalgalara ve radyo dalgalarına yanıtını hızlandırır. Sonuç olarak sinyaller daha güçlü ve net resimler oluşturur.
     
    Test için nasıl hazırlanırım?
    MRI öncesi özel bir diyet ya da hazırlık yapmanız gerekmez.
     
    Bazı testler görüntüleme öncesi kontrast madde kullanımını gerektirir. Eğer kontrast madde kullanılacaksa, kolunuzdaki bir toplardamara bir intravenöz (IV) kateter konabilir.
     
    Eğer MRI tarayıcısı gibi kapalı bir ortamda kalmak sizi kaygılandırırsa, gevşemenize yardımcı olacak bir ilaç almanız gerekebilir. Test öncesinde teknisyen ya da hasta danışmanı ile konuşmak veya MRI makinesini görmek yararlı olabilir. İnceleme odasında yalnız olacaksınız, fakat teknisyen içeride olup bitenleri görebilecek ve bir dahili telefon sistemi aracılığıyla duyabilecektir. Teknisyen ile konuşmanız gerektiğinde kullanacağınız bir çağrı düğmeniz olacak. Bazı durumlarda vücudunuzun çevresinde daha fazla alan bulunan bir açık MRI makinesi ile teste girmeniz sağlanabilir.

    Test öncesinde genellikle giysilerinizi çıkartmanız ve bir elbise ya da fermuar ya da metal içermeyen başka bir giysi giymeniz istenecektir. Saç tokası ya da mücevher gibi tüm metal eşyalarınızı çıkardığınızdan emin olunuz. Tarama öncesinde MR teknisyeni vücudunuzda cerrahi klips ya da zımba, kalp pili, eklem protezi, metal eklentiler, dövme, kalıcı eyeliner vb. olup olmadığını soracaktır. Bazı metal eşyalar soruna neden olabilirken bir kısmı da sorun yaratmaz. Şüphelenilmesi durumunda metal maddelerin kontrolü için bir radyogram çektirmeniz gerekebilir.
     
    Test nasıl yapılır?
    MRI taraması genellikle bir hastane ya da klinikte ayaktan izlem sırasında yapılır. Dar ve düz bir masaya yatacaksınız. Teknisyen bazen sizi rahat ettirmek ve hareketsiz tutabilmek için bant ya da yastık kullanır. Masa daha sonra dar bir silindirin içine kayar. Vücudunuzun incelenecek olan bölümü silindirin merkezinde olacaktır.
     
    Test ağrısızdır fakat silindirin içinde silindirin iç yüzü yüzünüzün 5-6 santimetre yakınında olacak şekilde yatmanız gerekir. Testin belli bölümlerinde nefesinizi tutmanız istenebilir. Makine mıknatıs açılıp kapanırken çamaşır makinesi sesine benzer çok yüksek ses ve vınlama yapabilir. Bazı test merkezlerinde test sırasındaki bu sesleri önlemek için kulak tıkacı ya da kulaklık takmanıza izin verilir.
     
    Daha az kısıtlayıcı olan yeni makineler bazı hastalar için daha kolay olabilir. Bu açık MRI makinelerinde dar silindirin yerini daha geniş bir halka almıştır. Bu tasarım gürültü sesini ve kapalı bir yerde yatma hissini azaltabilir. Fakat alet o kadar güçlü bir manyetik alan oluşturmaz. Açık MRI teknolojisi gelişmektedir fakat resimler standart MRI'dekiler kadar net ya da ayrıntılı olamayabilir. Bezen standart bir MRI makinesi ile tekrar test edilmesi gerekebilir.
    Bir toplardamarınıza kontrast madde verilmesi ya da kontrast maddeyi yutmanız gerekebilir. MRI muayenesinde kullanılan gadolinyum adındaki kontrast madde iyot içermez. Diğer bazı kontrast maddelere göre alerjik bir reaksiyona neden olma olasılığı daha düşüktür. Yine de teknisyene herhangi bir alerjiniz olup olmadığını söyleyiniz.
     
     
    Ne kadar sürer?
    MRI taraması 45-60 dakika arasında sürmekle birlikte bazen bu süre 2 saate kadar uzayabilir. Testten sonra daha fazla resim gerekip gerekmediğinin anlaşılması için sonuçlara bakılması sırasında beklemeniz istenebilir.
     
    Olası komplikasyonlar nelerdir?
    Odaya metal eşyalar alındıysa ya da diğer insanlar odada metal eşya bıraktıysa, hastalar MRI makinesinde yaralanabilir.
    Bazı insanlar MRI tarayıcısı içinde yatarken çok huzursuz olur ve hatta paniğe kapılabilir.
    Az sayıda kişi kontrast maddeye reaksiyon verebilir.

    Bu reaksiyonlardan bazıları:
    ·         Bulantı
    ·         İğne yerinde ağrı
    ·         Testin bitmesinden birkaç saat sonra gelişen baş ağrısı
    ·         Bu semptomlardan herhangi biri sizde gelişirse, sağlık ekibinize söyleyiniz.
     
    Bu test hakkında başka neler bilmeliyim?
    ·         Aşırı kilolu insanlar MRI makinesine yerleşmekte güçlük çekebilir.
    ·         Metal içerebilen bazı cerrahi implantlar güçlü manyetik alan nedeniyle soruna neden olabilir. Kalp pili, cerrahi klips, zımba, yerleştirilmiş pompa ya da metal içeren diğer araçlarınız varsa size bir MRI taraması yapılamayabilir. MRI testi öncesinde sağlık ekibiniz size bunlar hakkında soru soracaktır.
    ·         Yerleştirilmiş intravenöz (IV) bir kateter ya da giriş (port) varsa, doktorunuzun size MRI taraması yapılmasının zorunlu olup olmadığına karar vermesi gerekecektir.
    ·         Dövme ya da (eyeliner gibi) kalıcı makyajınız varsa teknisyeninize söyleyin; gerekli önlemleri alarak en iyi sonucun alınmasını sağlayabilirler.
    ·         Gebelik sırasında MRI kullanımı yeterince araştırılmamıştır. Kullanılması için güçlü bir tıbbi neden olmadıkça, MRI genellikle gebeliğin ilk 12 haftasında yapılmaz.
    ·         Muayene odasına yanınızda kredi kartı ya da diğer manyetik tarama şeritleri olan eşyaları getirmeyiniz —mıknatıs bunlardaki bilgileri silebilir.
    ·         MRI maliyeti bir BT taramasından daha fazladır ve bazı yerlerde bulunmayabilir.
    ·         MRI ile radyasyona maruz kalmazsınız.

  • Mamografi


    Bu işlem mamogram ve dijital mamografi olarak da adlandırılır.
     
    Mamogram ne gösterir?
    Mamogram meme x-ışını testidir. Tarama mamogramı memeye ilişkin semptomunuz olmadığında meme hastalığı belirtilerini saptamak için kullanılır. Birçok meme kanserinin gelişmesi yıllarca sürmektedir. Mamogram, kanseri henüz bir kitle haline gelmeden ve tedavinin çok daha başarılı olduğu erken evresinde saptayabilir. Tarama mamogramları genellikle her memeden iki farklı açıdan x-ışını resimleri çeker.
    Mamogramlar meme sorunu olan ya da tarama mamogramında değişiklik görülen kadınların memelerini incelemek için de kullanılır. Bu amaçla kullanıldığında diagnostik mamogram (tanı mamografisi) adı verilir. Tarama mamogramında genellikle kullanılmayan farklı görüntüler içerebilir.
     
    Mamogramlar anormal alanın kanser olduğunu kanıtlayamaz fakat daha fazla test yapılmasının gerekli olup olmadığı hakkında bilgi verebilir. Mamogramda bulunabilen iki temel meme değişikliği kalsifikasyonlar ve kitlelerdir.
     
    Kalsifikasyonlar meme dokusu içinde ince mineral birikimleridir ve resimlerde ufak beyaz noktalar olarak görünür. Kanser nedeniyle olabilir ya da olmayabilir.

    2 tip kalsifikasyon vardır:
     
    ·         Makrokalsifikasyonlar büyük (geniş) kalsiyum birikimleridir ve çoğunlukla meme atardamarlarının yaşlanması, eski yaralanmalar ya da inflamasyonun memede neden olduğu değişimlerdir. Bunlar kanser değildir.
     
    ·         Mikrokalsifikasyonlar memedeki ince kalsiyum noktalarıdır. Tek başına ya da küme halinde bulunabilir. Mamogramda görünle mikrokalsifikasyonlar daha fazla kaygı yaratır. Genellikle kanser varlığı anlamına gelmez fakat emin olunması için bir biyopsi yapılması gerekebilir. (Biyopsi, içinde kanser hücrelerinin olup olmadığının görülmesi için dokudan bir parça alınmasıdır).
     
    Kalsifikasyon ile birlikte ya da tek başına bir kitle mamogramlarda görülen diğer önemli bir değişikliktir. Kitleler kist (kanser olmayan, sıvı dolu keseler) ve kanser olmayan solid tümörler dahil olmak üzere birçok durumu ifade edebilir fakat kanser de olabilir. Açıkça kist olduğu anlaşılmayan her kitleye biyopsi yapılmalıdır.
     
    Radyolog için önceki mamogramlarınızın incelenebilir olması çok önemlidir. Yıllar içinde kitle ya da kalsifikasyonlarda değişiklik olup olmadığını göstermeye yardımcı olurlar; değişiklik olmaması kitlenin muhtemelen kanser olmadığını ve biyopsi yapılması gerekmediğini gösterebilir.
     
    Nasıl çalışır?
    Mamogram yalnızca meme dokusunu araştırmak için tasarlanmış bir makine kullanır. Bu makine genel bir x-ışını cihazına göre daha düşük dozda farklı bir x-ışını biçimi kullanır. Bu x ışınları dokudan kolayca geçmediğinden, makinenin dokuyu yaymak için memeyi sıkıştıran ya da düzleştiren 2 düzlemi (levhası) vardır. Bu daha iyi görüntü verirken daha az radyasyon kullanır.
     
    Dijital mamografi: Dijital mamogram (tam alan dijital mamografi ya da FFDM olarak da adlandırılmaktadır) x ışınlarının meme resmi oluşturmak için kullanıldığı standart bir mamograma benzer. Farklar resmin oluşturulması, incelenmesi ve saklanmasında ortaya çıkar. Standart mamogramlar geniş fotoğraf filmlerine basılır. Dijital görüntüler bir bilgisayara kaydedilir ve burada dosya halinde saklanır. Test sonrasında doktor bilgisayar ekranında resimlere bakabilir ve bazı bölgeleri daha net görebilmek için ebatlarını, parlaklığını ya da kontrastını ayarlayabilir.

    Dijital görüntüler baka meme uzmanlarının görmesi için elektronik olarak başka yere de gönderilebilir. Günümüzde birçok merkez henüz dijital mamografi seçeneği sunmamakla birlikte, gelecekte daha yaygın kullanılması beklenmektedir. Dijital bir mamogram seçeneği olmadığında kadınlar standart mamogram yaptırmalıdır.
     
    Nasıl hazırlanırım?
    Adet görmeye devam ediyorsanız, mamogram testi için en iyi zaman adetinizden bir hafta sonrasıdır; memelerinizin gerginliği azalmış olur.
     
    Belinizin üstündeki giysilerinizi çıkarmanız gerekir, bu nedenle elbise yerine bluz ve etek ya da pantolon giyip gitmeniz uygun olabilir. Özel bir hazırlık yapmanıza gerek yoktur. Fakat mamogram gününüzde koltuk altlarınıza ya da memelerinizin üzerine deodorant, parfüm, pudra ya da merhem sürmeyiniz; bunlar resimleri olumsuz etkileyebilir.
     
    Test nasıl yapılır?
    Mamogram hastane yatışı gerektirmeden yapılan bir testtir. Belinizin üstündeki giysilerinizi çıkarmanız istenecektir ve boynunuzdaki mücevherleri de çıkarmanız gerekebilir. Mamogram makinesinin karşısında ayakta duracaksınız ve makine sizin için uygun bir yükseklikte ayarlanacaktır.

    Özel eğitimli bir radyoloji teknisyeni memenizi bir platform üzerine yerleştirecektir. Teknisyen, esnek plastik bir tabla ile memenizi yavaşça sıkıştırmak için makineyi kullanacaktır. Bu sıkıştırma güçlü ve rahatsız edici olacaktır fakat çok uzun sürmez. Teknisyen odadan ayrıldığında nefesinizi tutacaksınız ve hemen resim çekilecektir. Daha sonra baskı hemen gevşetilir.
     
    Tarama mamogramı genellikle her memeden biri yukarıdan ve diğeri yandan olmak üzere 2 görüntü alınmasını içerir. Eğer meme implantınız varsa, daha fazla meme dokusu içermesi amacıyla daha fazla resim çektirmeniz gerekebilir. Ayrıca, tanı (diagnostik bir mamogram) ya da biyopsi için iğnenin yerleştirilmesine kılavuzluk etmesi amacıyla mamogram testi yapılıyorsa, daha fazla resim çekilecektir.
     
    Ne kadar sürer?
    Tarama mamogramının başlamasından bitişine dek 15-30 dakika geçer. Daha fazla açıdan ve yakın plandan görüntü alan diagnostik mamogram yaklaşık olarak 30-45 dakika sürer. Meme bu sürenin yalnızca birkaç saniye sıkıştırılır.
     
    Olası komplikasyonlar nelerdir?
    Mamogram düşük doz radyasyon kullanır ve güvenlidir. Bir mamogram sırasında maruz kalınan radyasyonun neden olabileceği çok düşük kanser riski olasılığına karşın kanserin erken saptanmasının yararı çok daha fazladır.
     
    Bazı kadınlar mamogramı ağrılı bulmakla birlikte sıkıştırmanın çoğu yalnızca kısa bir süre rahatsızlık verir.
     
    Çok nadir olmakla birlikte, mamografi sırasında meme implantlarının yırtılmasına ilişkin bildirimler vardır. Meme implantınız varsa, meme implantı olan kadınlarda mamogram yapılmasında deneyimli olan bir radyolog bulunuz ve mamogram yapılacak sağlık kuruluşuna öncelikle bunu bildiriniz.
     
    Bu test hakkında başka neler bilmeliyim?
    ·         40 yaş ve üzerindeki kadınlar her yıl mamogram çektirmeli ve bir sağlık uzmanı tarafından klinik meme muayenesi (KMM) yapılmalıdır. Her ay kendi kendine meme muayenesi (KKMM) yapma seçenekleri de vardır. Klinik meme muayenesi mamogram zamanına yakın ve tercihen mamogram öncesinde yapılmalıdır.
    ·         20-39 yaş arasındaki kadınlara bir sağlık uzmanı tarafından 3 yıl ara ile bir klinik meme muayenesi yapılmalıdır ve her ay kendi kendine meme muayenesi yapma seçenekleri vardır.
    ·         Yüksek riskli kadınlar (yaşam boyu riski %20 üzerinde) her yıl MRI ve mamogram çektirmelidir. Orta derecede riski olan kadınlar (yaşam boyu riski %15-20 üzerinde), yıllık mamografi testlerine MRI taraması eklenmesinin yarar ve sınırlılıkları hakkında doktorları ile konuşmalıdır.
    ·         Mamografi tek başına tüm meme kanserlerini saptayamaz. Bu nedenle mamograma bir sağlık uzmanı tarafından yapılacak klinik meme muayenesi eşlik etmelidir. Memelerinizin normal görünüm ve hissini bilerek herhangi bir değişikliği doktorunuza bildirmeniz de çok önemlidir.
     
    Negatif bir mamogram (kalsifikasyon ya da kitle belirtisi olmayan) daima kanser olmadığı ya da daha sonra kanser gelişmeyeceği anlamına gelmez.
     
    Biyopsi yapılmasının gerekli olması kanser olduğunuz anlamına gelmez. 10 meme biyopsisinden yaklaşık 8’inin sonucu benigndir (kanser değil, iyi huylu).

     
  • Radyografik Çalışmalar (normal x-ışını ve kontrast çalışmaları)


    Diğer isimleri radyografi ve röntgen filmidir.
     
    Bunlar ne gösterir?

    Sıklıkla x-ışını olarak adlandırılan radyografiler belli organ ve dokuların gölgeye benzer görüntülerini oluşturur. X-ışınları belli kemik sorunlarının saptanmasında çok iyidir. X-ışınları bazı organ ya da yumuşak dokuları gösterebilir fakat MRI ve BT taramaları sıklıkla genellikle bunlara ait daha iyi resimler oluşturur. Buna karşın x-ışını diğer taramalardan genellikle daha hızlı, daha kolay ve ucuzdur; çabuk bilgi edinmek için kullanılabilir. Bir karın x-ışını incelemesi bağırsak, mide, karaciğer, dalak ve böbrekler gibi organlardaki tümör ve diğer hastalıkları gösterebilir.

    Göğüs x-ışını incelemeleri, kanser dahil olmak üzere akciğer hastalıklarının saptanmasında yardımcı olabilir. Tek bir görüntü ya da görüntü serisi oluşturan bu testler bazen standart radyografik çalışmalar olarak adlandırılır. Mamogramlar (meme x-ışını incelemesi) başka bir radyografi çalışmasıdır (daha fazla bilgi için "Mamografi" bölümüne bakın).
    X-ışını testlerinin bazıları da boya ya da kontrast madde içerebilir. Örneğin, baryum lavmanı muayenesi adı verilen alt gastrointestinal (GI) serilerinde, bağırsak baryum sülfat (bir kontrast madde) ile doldurulduktan sonra x-ışını resimleri elde edilir. Diğer bir kontrast çalışma olan intravenöz piyelografi (IVP) böbreklerin yapı ve işlevini araştırır.

    Teknolojik gelişmeler ile birlikte önceleri tanı için kullanılan birçok kontrast çalışması yerini BT ya da MRI taramaları gibi diğer yöntemlere bırakmaktadır (BT ve MRI bölümlerine bakın).
     
    Nasıl iş görürler?

    X-ışını makinesindeki özel bir tüp, kontrollü radyasyon ışını gönderir. Vücut dokuları radyasyonu değişik derecelerde emer ya da engeller. Kemik gibi yoğun dokular radyasyonun çoğunu engellerken yağ ya da kas gibi yumuşak dokular daha az engeller. Vücudu geçtikten sonra ışınlar bir film üzerine düşer ve burada bir tür gölge resmi oluşturur. Kemik gibi radyasyonu çok fazla engelleyen dokular beyaz alanlar olarak görünür. Yumuşak dokular radyasyonu daha az engeller ve gri gölgeler olarak görünür, (akciğerler gibi) büyük kısmı hava dolu olan organlar normalde siyah görünür. Tümörler genellikle çevre dokudan daha yoğundur ve bu nedenle sıklıkla daha açık gri gölgeler olarak görünürler.
     
    Kontrast çalışmalar standart x-ışını incelemeleriyle elde edilemeyen bazı bilgiler sağlar. Bir kontrast çalışma sırasında aldığınız bir doz kontrast madde vücut bölgelerinin sınırını çizer, vurgular veya doldurur ve x-ışını ile elde edilen görüntüden daha net ortaya çıkarır. Kontrast madde ağızdan, lavman şeklinde ya da (bir toplardamar içine) enjeksiyon şeklinde veya vücudun çeşitli dokularının içine yerleştirilen bir kateter ile verilebilir. Bu testlerin çoğunda görüntüler x-ışını filmi ya da bir bilgisayar ile elde edilir.
     
    Yaygın kullanılan kontrast çalışmalar
    Test isimleri
    Çalışılan organlar
    Boyar madde verilme yolu
    anjiyografi, anjiyogram,
    arteriyografi, arteriogram
    özellikle beyindekiler olmak üzere vücuttaki atardamarlar
    bir atardamar içindeki kateter (ince tüp) ile
    intravenöz piyelografi (IVP)
    idrar yolları (böbrek, üreter, idrar torbası)
    toplardamar içine enjeksiyon (IV)
    alt GI (gastrointestinal) serileri, baryum lavmanı (BE), çift kontrast baryum lavmanı (DCBE), hava kontrast baryum lavmanı (ACBE)
    kolon, rektum
    lavman
    lenfanjiyografi,
    lenfografi
    lenf nodülleri, küçük lenf damarları
    lenf damarına enjeksiyon
    üst GI serileri, baryum yutma, özofagografi
    özofagus, mide, ince bağırsağın bir kısmı
    ağız

    Standart bir x-ışını incelemesi için resmi bozabilecek metal eşyaların çıkarılması dışında özel bir hazırlık gerekmez.
     
    Kontrast çalışma hazırlığı ise yapılacak teste bağlıdır. Test öncesinde bir şey yememeniz ya da başka şekilde hazırlanmanız istenebilir (sonraki bölüme bakınız). Testin yapılacağı radyoloji merkezi size ilgili talimatları verecektir. Önce onlarla sorunuz. Doktorunuz da size talimatlar verebilir.
     
    Testler nasıl yapılır?

    Standart x-ışını: Genellikle bir x-ışını teknisyeni tarafından yapılır. X-ışını verilecek vücut parçanızın ışına maruz kalması için giysilerinizi ve görüntüyü bozabilecek mücevher ya da diğer eşyalarınızı çıkaracaksınız. X-ışını uygulanacak vücut bölümüne göre oturmanız, ayakta durmanız ya da sırt üstü uzanmanız istenecektir. Vücudunuz x-ışını filmini içeren düz bir kutunun karşısına yerleştirilir. Daha sonra teknisyen makineyi radyasyon ışınının doğru alanı hedeflemesi için hareket ettirecektir. Vücudunuzun x-ışını alacak bölgesine yakın olan vücut bölümlerinin radyasyona maruz kalmasını önlemek için özel koruyucu giyebilirsiniz. Genellikle teknisyen uzaktan kumanda ile makineyi çalıştırmak için odadan çıkar. Genellikle bir saniyeden az olmak üzere çok kısa bir süre x ışınına maruz kalırsınız. Makine çalışırken kısa bir vızıltı ya da tıklama sesi duyabilirsiniz.
    Göğüs x-ışını incelemesi için görüntüler önden ve yandan alınır. Kollarınız önden çekim sırasında yanlarda ve yan çekim sırasında ya başınızın üzerinde ya da önünüzde olacaktır. Teknisyen derin bir nefes alıp tutmanızı isteyecektir.
     
    Bir abdominal (karın) x-ışını incelemesi sırasında masaya yatarsınız. Birden fazla film gerektiğinde sizden pozisyon değiştirmeniz istenebilir. Film hızla çekilirken, yine nefesinizi tutmanız ve hareket etmemeniz gerekecektir. Işınlanma sonrasında teknisyen odaya gelip makineyi serbest hale getirecek, koruyucuları çıkaracak, filmi alacak ve giyinmek üzere soyunma odasına gitmenize yardımcı olacaktır.
     
    X-ışını anjiyografi: Anjiyografi daha önce kanser evresi ya da yayılımını öğrenmek için kullanılırdı fakat günümüzde bu amaçla en sık BT ve MRI taramaları kullanılmaktadır. Anjiyografi bazen cerrahlara kanserin yakınındaki kan damarlarını göstermek için kullanılır, bu sayede ameliyatta kan kaybını sınırlamak amacıyla ameliyat planı yapılabilir. Anjiyografi günümüzde kanser olmayan kan damarı hastalıklarının tanısında hâlâ kullanılmaktadır. Bu tip çalışmalar teknisyenlerin yardımı ile bir radyolog (görüntüleme konusunda uzman doktor) tarafından yapılır.
    Bu testten önce bir şey yememeniz istenecektir. Test başlamadan önce genellikle size gevşemeniz için ilaç verilir. Siz masada hareketsiz yatarken, enjeksiyon yapılacak yerdeki deri temizlenir ve uyuşturulur. Bir kateter (ince plastik tüp) bir kan damarına (genellikle uyluğun üst kısmındaki atardamara) yerleştirilir ve çalışılacak alana ulaşana dek kan damarının içine kaydırılır. Kontrast boya verilir ve bir dizi x-ışını resmi alınır. Daha sonra kateter çıkarılır. Aşırı kanama olmamasının sağlanması için bölgeye bir süre güçlü basınç uygulanması gerekebilir. Ayrıca birkaç saat düz yatmanız da istenecektir. Kateter yerinde kanama olmasının önlenmesine de yardımcı olur.
     
    Diğer anjiyografi tipleri: Teknolojik ilerlemeler x-ışını anjiyografiden daha kısa süreli yapılan ve ortalama riski daha az olan başka anjiyografi geliştirilmesini sağlamıştır. BT anjiyografi standart x-ışını makinesi yerine bir BT tarayıcısı kullanarak kan damarlarının resmini çeker. Kontrast madde büyük bir kan damarına konulan kateter yerine koldaki küçük bir toplardamardan enjekte edilebilir. Manyetik rezonans anjiyografi (MRA) kan damarları üzerinde gerçekleştirilen bir MRI çalışmasıdır. Kol toplardamarından birine kontrast bir madde verilebilir ya da verilmez ve ayrıca, standart anjiyografiden daha çabuk yapılır.
     
    İntravenöz piyelografi (IVP): Bu x-ışını testi, böbrek işlevlerini araştırmak ve idrar yollarında tümör aranması için kullanılır.
    Muhtemelen testten önce yaklaşık 12 saat bir şey yiyip içmemeniz istenecek ve bağırsaklarını temizlemek için laksatif almanız gerekecektir. Testin yapılması için bir dizi x-ışını filmi çekilmek üzere bir masaya yatarsınız. Daha sonra kolunuzdaki bir toplardamardan kontrast madde verilir. Böbrekleriniz boya maddesini kan dolaşımından alır ve boya maddesi idrar yollarına gider. 30 dakika kadar sonra bir dizi x-ışını filmi daha çekilir. Daha net görüntü elde edilmesi için karnınıza basınç uygulanabilir. Boya maddesi idrar torbasına ulaştıktan sonra diğer bir x-ışını filmi çekilmeden önce idrara çıkmanız istenecektir.

    Alt GI dizisi (baryum lavman): Bu x-ışını çalışması, kolon (kalın bağırsak) ve rektumun içine bakmak için kullanılır.

    Test öncesinde birkaç gün gıda kısıtlaması uygulanabilir. Kolon (kalın bağırsak) temizliğini için laksatif ve/veya lavman kullanılır. Test için ayarlanmış bir masaya uzanırsınız ve bir dizi x-ışını filmi çekilir. Daha sonra sıvı baryum rektumunuzdan küçük, yumuşak bir tüp ile verilir. Sıvı soğukluk hissi verir. Masa sizi farklı pozisyonlara sokacak şekilde eğilerek daha fazla görüntü alınır. Her bir görüntü alınırken hareket etmemeniz ve nefesinizi tutmanız gerekir. Test sonrasında bağırsaklarınızdaki baryum çözeltisini boşalmak için tuvalete gidebilirsiniz. (Hepsinin çıkarılması birkaç gün sürebilir. Bu süre zarfında gaitanız (dışkınız) kuru, sert ve açık renkli olabilir.)
     
    Daha net resimler elde etmek için sıklıkla "çift kontrast" inceleme yapılır. Bu incelemede daha az miktarda yoğun baryum sıvısı kullanılır. Baryumun dolmasının ardından bağırsaklarınıza hava verilir. Bu durum dolgunluk, rahatsızlık hissi ile birlikte hemen bağırsaklarınızı boşaltma ihtiyacına neden olabilir.
     
    Üst GI dizisi (baryum yutma): Bu test özofagus (yemek borusu), mide ve duodenumun (ince bağırsağın ilk bölümü) iç kısmının araştırılması için kullanılır.
    Muhtemelen incelemeden 8-12 saat önce bir şey yiyip içmemeniz istenecektir. Alt GI dizisinde olduğu gibi, x-ışını dizisi çekilirken de eğilen bir masaya uzanırsınız. Test sırasında birkaç kez baryum karışımı içmeniz gerekebilir. Midenizde gaz oluşturmak için soda içmeniz de istenebilir. Bazen doktorunuzun ince bağırsağı görebilmesi için resimler birkaç saat sonra çekilir (baryumun mideden ince bağırsaklara gitmesi zaman alır). Testten sonra vücudunuzdaki baryumu atmanızı hızlandırmak için size laksatif verilebilir.
     
    Lenfanjiografi: Kanser saptanmasında yaygın olarak kullanılmamakla birlikte, lenfanjiyogram lenfoma gibi bazı kanser tiplerinde tedavi planlanması ya da tedaviye yanıtın saptanmasında yardımcı olabilir.

    Bazı durumlarda, test öncesinde bir süre bir şey yiyip içmemeniz istenebilir. Boya ya da iyoda karşı alerjiniz varsa doktorunuza söyleyiniz. Test için, lenf damarlarının görünmesi amacıyla ayak parmaklarınız arasından ince bir iğne ile mavi bir boya verilir. Uyuşturucu bir ilaç uygulandıktan sonra ayağınıza küçük bir kesi yapılır ve çok ince bir kateter (tüp) bir lenf damarınıza yerleştirilir. Farklı bir kontrast madde yavaşça kateterden verilir ve lenf sisteminde ilerlemesi sağlanır. Bu 1-2 saat kadar sürebilir. Daha sonra bir dizi x-ışını filmi çekilir. Ertesi gün ya da iki gün sonra tekrar x-ışını çekilmek üzere gelmeniz istenebilir fakat bu muayenelerde boya maddesi verilmesi gerekmeyecektir. Testten sonra birkaç gün deriniz, idrarınız ve gaitanız renk değiştirebilir.
     
    Bu testlerin süreleri ne kadardır?


    ·         Standart x-ışını: 5-10 dakika kadar
    ·         Anjiyografi: 1 ilâ 3 saat
    ·         İntravenöz piyelografi: 1 saat kadar
    ·         Alt GI serisi: 30-45 dakika
    ·         Üst GI serisi: Test edilecek sindirim sistemi bölümüne göre 30 dakika ile 6 saat arasında
    ·         Lenfanjiyografi: 2 ilâ 5 saat ve x-ışını çekiminin tekrar edilmesi için sonraki günlerde 30'ar dakika.
     
    Bu görüntüleme testlerinin olası komplikasyonları ve yan etkileri nelerdir?

    Standart x-ışını: Sorunlar çok nadirdir ve çok düşük ihtimalle ortaya çıkar.
     
    Anjiyografi: Boya maddesi verildiğinde sıcaklık ya da yanma hissi duyabilirsiniz. Kontrast madde bulantı, kusma, kızarma, kaşıntı ya da acı/tuzlu bir tat hissine neden olabilir. Kontrast madde içindeki iyoda karşı şiddetli bir alerjik reaksiyon nadiren gelişebilir.
    Kateter ucunda kan damarını tıkayabilecek bir kan pıhtısı oluşmasına ilişkin düşük bir risk vardır. Kateterin iç kanamaya yol açacak biçimde kan damarına zarar vermesine ilişkin de düşük bir risk vardır. Kateterin yerleştirildiği yerde yeterli süre basınç uygulanmadığında bir hematom (deri altında fazla miktarda kan birikimi) gelişebilir. (BT ya da MR anjiyografinin olası komplikasyonları BT ve MRI bölümlerinde tanımlandığı gibidir).
     
    İntravenöz piyelografi (IVP): Bu test genellikle güvenlidir fakat iyotlu kontrast maddeye karşı alerjisi olan kişilerde kullanılmamalıdır. Kontrast madde bazı kişilerde bulantı, kusma, kızarma, kaşıntı ya da acı/tuzlu bir tat hissine neden olabilir. Nadiren, bazı insanlarda kontrast maddeye karşı şiddetli bir reaksiyon gelişebilir ve acil tedavi gerekebilir.
     
    Alt GI serisi (baryum lavman): Bu test rahatsızlık verebilir. Bazı hastalarda abdominal kramplar (karın krampları) gelişebilir. Bazı hastalar bu testi yorucu bulabilir. Baryum kontrast maddesi testten sonra birkaç gün gaitanızın renginin açılmasına ve konstipasyona (kabızlığa) neden olabilir.
     
    Üst GI serisi (baryum yutma): Baryum karışımı boza (milkshake) kıvamında ve kireç tadındadır. Soda kristalleri gaz ve geğirmeye neden olabilir. Testten sonra birkaç gün gaitanızın rengi açılabilir ve kabız olabilirsiniz.
     
    Lenfanjiyografi: Boyanın verildiği yerdeki iğne batması acıtabilir. Boya maddesine karşı alerjik bir reaksiyon mümkündür ve ciddi olabilir. Boya maddesi testten sonraki 1-2 gün idrar, gaita ve derinizde renk değişikliğine yol açabilir. Ayak parmaklarınızın etrafındaki derideki renk değişikliği aylarca sürebilir fakat zaman içinde geçecektir.
     
    Bu testler hakkında başka neler bilmeliyim?

    ·         X-ışını çalışmaları vücudunuza radyasyon verir fakat modern x-ışını cihazları olabildiğinde az miktarda radyasyon kullanır. (Daha fazla bilgi için "Radyasyon riskine ilişkin genel sorular ve yorumlar” bölümüne bakınız).
    ·         Dijital radyoloji, adı verilen yeni bir teknoloji resimleri film yerine bilgisayar ekranında oluşturur. Resimlerin ebatları ve kontrastı daha kolay okunması için ayarlanabilir ve diğer tıbbi birim ya da hastanelerdeki bilgisayarlara gönderilebilir.
     
    Eğer kontrast madde kullanılacak bir test yaptırmanız gerekiyor ve kontrast madde, iyot ya da yüksek düzeyde iyot içeren deniz ürünlerine karşı alerjiniz varsa doktorunuza söyleyiniz.

     
  • Nükleer Taramalar



    Diğer isimleri nükleer görüntüleme, radyonüklid görüntüleme ve nükleer tıp taramalarıdır.
     
    Bunlar ne gösterir?
    Nükleer taramalar (diğer görüntüleme testlerinde olduğu gibi) vücudun şekli ya da biçimlerinin değil, vücudun kimyası temelinde resimler oluşturur. Düşük doz radyasyon veren radyonüklidler (izleyici ya da radyofarmasötik olarak da bilinir) olarak bilinen maddeler kullanırlar. Kullanılan radyoaktivite miktarı çok azdır ve zarara neden olduğuna ilişkin bilgi yoktur.
     
    Kanser gibi bazı hastalıklardan etkilenen vücut dokuları normal dokulara göre izleyiciyi daha fazla ya da daha az emebilir. Özel kameralar maddenin nerelere gittiğini ve nerede toplandığını gösteren resimler oluşturmak üzere radyoaktivite örüntüsünü (paternini/görünümünü) çeker. Taramalar bazı iç organ ve doku sorunlarını standart x-ışını görüntülerinden daha iyi gösterir.

    Kanser varlığında tümör resimde “sıcak nokta” (izleyici tutulumunun arttığı nokta) olarak görünebilir. Tarama yapılan alana bağlı olarak tümör “soğuk nokta” (tutulumun azaldığı nokta) olarak da görünebilir.
     
    Nükleer taramalar özellikle kemik ve tiroit bezindeki tümörlerin saptanmasında kullanılır. Ayrıca kanserin evrelendirilmesi (yayılım miktarı) ve tedavinin işe yarayıp yaramadığının anlaşılması için de kullanılır.
     
    Nükleer taramalar çok küçük tümörleri bulamayabilir ve her zaman benign (iyi huylu, kanser olmayan) ve malign (kötü huylu, habis, kanser) tümörler arasındaki farkı saptayamaz. Nükleer taramalar olaya ilişkin daha bütüncül bir resim elde etmek amacıyla sıklıkla diğer görüntüleme testleri ile birlikte kullanılır. Örneğin, iskelette “sıcak nokta” gösteren kemik taramaları ardından, kemik yapısını daha ayrıntılı görmek için etkilenen kemiklerde x-ışını testi yapılır.
    Nükleer taramaların incelenen organa göre farkı isimleri vardır. Daha yaygın kullanılan nükleer taramalar arasında aşağıdakiler vardır (ileride daha ayrıntılı tanımlanmıştır):
     
    ·         Kemik taramaları
    ·         Galyum taramaları
    ·         PET taramaları
     
    Nasıl iş görürler?
    Yapılan tarama tipi doktorun incelemek istediği organ ya da dokuya bağlıdır. Çoğunda size düşük dozlarda radyasyon içeren bir maddeden bir doz madde verilir. Bazıları yutulurken, bir kısmı da bir toplardamara ya da gaz olarak solunumla uygulanır.
     
    Radyonüklid taramaları: Tümörün yalnızca şeklinden daha fazlasına baktıklarından radyonüklid taramaları yalnızca resim elde etmekten fazla amaçlarla kullanılır. Burada halen yaygın olarak kullanılan bazı radyonüklidler verilmiştir:
     
    ·         Galyum-67 akciğer, lenf nodülü ya da kemik iliğinde (Hodgkin hastalığı ya da non-Hodgkin lenfoma) kanser araştırmasında kullanılır. Galyum tüm vücut taraması için de kullanılır. Bu, galyum taraması olarak adlandırılabilir.
     
    ·         Teknetyum-99 özellikle meme, akciğer, prostat ya da diğer kanserlerin kemik metastazlarının (yayılımı) arandığı kemik taramasında olmak üzere tüm vücut taraması için kullanılır. Teknetyum sestamibi (Miraluma®) taramalarının meme kanserinin ve bazı tümörlerin kemoterapiye dirençli olup olmadıklarının saptanmasındaki yararı araştırılmaktadır.
     
    ·         Daha sık olarak kardiyolojide (kalp hastalığı çalışması) kullanılmakla birlikte, Talyum-201 taramaları bazen beyin ve akciğer kanserlerinde tedavinin yararının saptanması kullanılır. Ayrıca lenfoma, tiroid ve meme kanserlerinin saptanmasında da yararlı olabilir.
     
    ·         Radyoaktif iyot (iyodin-123 ya da iyodin-131) tiroid kanserlerinin saptanması ve tedavisinde kullanılabilir.
     
    Radyonüklidler özel bir kamera (gama kamerası, rektilineer tarayıcı ya da sintigrafik tarama adı verilen) ile toplanan gama ışınları gönderir. Sinyaller bir bilgisayarda işlenerek 2 ya da 3 boyutlu (3-D) resimlere dönüştürülür ve bazen daha fazla netlik için renk eklenir. Bir radyolog ya da nükleer tıp uzmanlığı olan bir doktor resimleri yorumlar ve doktorunuza bir rapor gönderir.
    Pozitron emisyon tomografi taramaları: Pozitron emisyon tomografi (PET) radyoaktif bir şeker türü kullanan bir taramadır. Vücut hücreleri ne kadar hızlı büyüdüklerine bağlı olarak radyoaktif şekeri farklı miktarlarda alır. Hızlı büyüyen kanser hücrelerinin normal hücrelere göre daha fazla miktarda şeker tutması olasılığı yüksektir. Radyoaktif şeker gama ışını yayan pozitron adı verilen çok küçük, ince atom parçacıkları verir. Özel bir kamera bu ışınları vücuttan yayıldıkları sırada toplayarak resimlere dönüştürür.
     
    PET taramaları en sık olarak kanser saptanmasında kullanılır. Gösterdikleri kimyasal değişiklikler doktorun kanser tedavisinin etkisini değerlendirmesinde de yardımcı olabilir. PET taramaları vücut işlevlerini gösterdiğinden, diğer görüntüleme testleri ile değişiklik görülmesinden önce hastalığı düşündürecek değişiklikleri gösterebilir.
     
    PET taramaları özellikle beyin araştırmalarında yararlıdır. Baş, boyun, tiroid, özofagus (yemek borusu), meme, kolon, rektum, kanserleri ile melanom ve lenfomanın araştırılmasında da yaygın olarak kullanılmaktadır.
     
    PET/BT taramaları: Yeni bir makine PET ve BT taramalarını birleştirmektedir. PET/BT tarayıcıları herhangi bir şekilde artmış hücresel aktivitenin yeri konusunda daha ayrıntılı bilgi vererek doktorların tümörü saptamasına yardımcı olur. Günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır.
     
    Nükleer taramalarda monoklonal antikor kullanımı: Laboratuvarda üretilen özel bir antikor tipi olan monoklonal antikor yalnızca kanser hücreleri yüzeyinde bulunan maddelere yapışacak biçimde tasarlanabilir. Radyoaktif bir madde monoklonal antikora yapıştırılarak bir toplardamardan verilir. Antikor tümörü bulup ona yapışana dek kan dolaşımında gezer. Yapıştıktan sonra tümörde özel bir tarayıcı ile görünebilen “ışıldamaya” yol açar. Monoklonal antikor taraması bazen prostat (ProstaScint® scan), kolon (OncoScint®, CEA-Scan®), overler (OncoScint), meme, deri (melanom) ve diğer organlarda kanser aranmasında kullanılır.
     
    Test için nasıl hazırlanırım?
    Bir nükleer taramaya hazırlanmak için yapılması gerekenler yapılacak testin ve çalışılacak dokunun tipine bağlıdır. Safra kesesi, karaciğer ya da tiroid taramaları testten önce 2-12 saat yiyip içmemenizi gerektirir. Diğerlerinde laksatif (müshil) almanız ya da lavman kullanmanız istenebilir. Doktor ya da hemşirenizin reçetesiz ilaçlar, vitamin, bitkisel ilaçlar dahil olmak üzere kullandığınız ilaçları bildiğinden emin olunuz. Test öncesinde bazı ilaçları (reçeteli ve reçetesiz) kullanmaktan kaçınmanız gerekebilir. Sağlık ekibiniz size bu konuda talimat verecektir.
     
    Radyoaktif madde testten birkaç dakika ya da saatlerce öncesinde ağızdan, toplardamar içine (IV) ya da gaz olarak solunum ile uygulanabilir. Örneğin, bir kemik taramasında izleyici kolunuzdaki bir toplardamara testin başlamasından yaklaşık 2 saat önce uygulanır. Galyum taramalarında izleyici, testten birkaç gün önce verilir.
     
    Test nasıl yapılır?
    Hastaneye yatmadan bir nükleer tarama yaptırabilirsiniz. Özel maddeler ve ekipman gerektiğinden taramalar genellikle bir hastanenin radyoloji ya da nükleer tıp bölümlerinde yapılır.
     
    Tarayıcının ortasında bir delik vardır ve büyük bir simit gibi görünür. Deliğe uygun olan destekli bir masaya yatarsınız ve tarayıcı ileri geri hareket eder. Teknisyen farklı görüntüler alabilmek için sizden pozisyonunuzu değiştirmenizi isteyebilir. Test ağrısızdır. Fakat bir süre masada yatmak rahatsız olabilir.
     
    Eğer bir beyin taraması yapılıyorsa, birçok resim seti elde edilmesi gerekebilir. İlk taramalar radyoaktif maddenin atardamarlardan beyne gidişi sırasında yapılır. İkinci tarama birkaç saat sonra maddeyi beyinde gösterir. Başınızın farklı pozisyonlar alması istenecektir. Benzer biçimde tiroid taraması da radyoaktif iyodu yutmanızdan sonra 2 set halinde tarama gerektirebilir.
     
    Ne kadar sürer?
    Bir nükleer tarama yaklaşık 30-60 dakika sürer ve radyoaktif madde verildikten sonra bekleme süresi de vardır. Kemik taramalarında maddenin emilmesi 2-3 saat ve taramanın kendisi en az bir saat sürer. Galyum taramalarında enjeksiyon ile tarama arasında birkaç gün geçmelidir. Nükleer tarama sonuçları genellikle birkaç gün içinde verilir.
     
    Olası komplikasyonlar nelerdir?
    Nükleer taramalar büyük ölçüde güvenli testlerdir. Radyasyon dozları çok düşüktür ve radyonüklidlerin toksik olma ya da alerjik reaksiyona yol açma olasılığı azdır. Bazı insanlarda maddenin enjekte edildiği yerde ağrı ya da şişlik olabilir. Nadiren, bazı insanlarda bir monoklonal antikor verildiğinde ateş ya da alerjik reaksiyon gelişecektir.
     
    Bu testler hakkında başka neler bilmeliyim?
    ·         Nükleer tarama sırasında alınan radyasyon miktarı standart x-ışını testi ile neredeyse aynıdır. Tarayıcının kendisi radyasyon yaymaz. Vücut teste kullanılan radyonüklid maddeden birkaç saat / birkaç gün içinde temizlenir. Bu süre içinde cinsel ilişki kurmak ya da bebek veya gebe kadınlara yaklaşmak konusunda ne yapmanız gerektiğini sağlık ekibinizle konuşunuz.
    ·         Emilmemiş radyoaktif maddelerin atılması için bol miktarda su içmeniz istenecektir.
    ·         Tarama sonrası idrarınızdaki radyoaktif maddeye maruz kalma riskini azaltmak için kullandıktan sonra tuvaletten hemen su akıtmalısınız.
    ·         Nükleer taramalar gebe kadınlara nadiren önerilir; gebe iseniz ya da gebelik olasılığınız varsa doktorunuza söyleyiniz.
    ·         Emziriyorsanız, bunu doktorunuza önceden söyleyiniz. Radyonüklid madde vücudunuzdan atılana dek sütünüzü pompa ile toplayıp atmanız gerekebilir.

     
  • Ultrason


    Diğer isimleri ultrasonografi, sonografi ya da sonogramdır.
     
    Ultrason ne gösterir?

    Bir ultrason makinesi vücudunuzdan geçen yüksek frekanslı ses dalgaları yayarak sonogram adı verilen görüntüler oluşturur. Ses dalgaları organ ve dokularınızda çarparak eko (yankı) oluşturur.
     
    Ultrason x-ışını ile iyi görünmeyen bazı yumuşak doku hastalıklarında görüntü sağlama açısından çok iyidir. Ultrason çok farklı eko biçimleri oluşturduğundan su dolu kistleri solid tümörlerden ayırt etmek için de iyi bir yoldur. Örneğin meme kitlesi araştırılırken, ultrason kistlerin solid tümörlerden ayırt edilmesine yardımcı olabilir. Ultrason özofagus (yemek borusu), rektum ya da uterus (rahim) tümörünün organ duvarına doğru ne kadar büyüdüğünü saptamakta da kullanılabilir.
     
    Bununla birlikte, ultrason görüntüleri BT ya da MRI tarama görüntüleri kadar ayrıntılı değildir. Ultrason benign (iyi huylu, kanser olmayan) bir tümörü kanser olandan ayırt edemez. Ses dalgaları hava (akciğer gibi organlar) ya da kemikten geçemediğinden ultrasonun kullanımı vücudun bazı bölümleri ile sınırlıdır.
     
    Doktorlar ultrasonu sıklıkla bir biyopsi (sıvı ya da küçük doku örnekleri alınarak mikroskop altında bakılması) yaparken iğneye kılavuzluk etmesi için kullanır. Doktor iğneyi hareket ettirirken ultrason ekranına bakar ve iğnenin ileriye hareketini ve tümöre ulaşmasını görebilir.
    Bazı ultrason inceleme tiplerinde deri yüzeyine dönüştürücü (ses dalgası üretip ekoyu saptayan bir çubuk) yerleştirilir. Ses dalgaları deriden geçer ve altındaki organlara ulaşır. Başka durumlarda doktor en iti görüntüyü elde etmek için özofagus, rektum ya da vajina gibi vücut açıklıklarına yerleştirilen bir dönüştürücü kullanmalıdır.

    Doppler akım makinesi olarak bilinen özel ultrason makineleri damarlardaki kan akımının nasıl olduğunu gösterebilir. Kan akımı tümör ve normal dokuda farklı olduğundan bu inceleme yararlıdır. Bu makinelerin bazıları renkli resim oluşturur. Diğer kan damarı görüntüleme yöntemlerinden farklı olarak renkli Doppler çalışmalarında kontrast madde kullanılmaz. Renkli Doppler doktorların özellikle karaciğer ve pankreasta kanserin kan damarlarına yayılımını saptamalarını kolaylaştırmıştır.

    Nasıl çalışır?

    Bir ultrason makinesinin 3 temel parçası vardır: bir kontrol paneli, bir görüntü ekranı ve mikrofon ya da bir bilgisayar faresi (mouse) görünümünde bir dönüştürücü. Dönüştürücü ses dalgalarını gönderir ve ekoları toplar. Doktor ya da ultrason teknisyeni çalışırken dönüştürücüyü vücut bölümleri üzerinde dolaştırır. Makinenin ana parçasındaki bilgisayar sinyalleri analiz eder ve görüntü ekranına görüntüleri yansıtır.
     
    Ekoların şekil ve yoğunluğu dokunun ne kadar yoğun olduğuna bağlıdır. Örneğin, ses dalgalarının çoğu bir sıvı dolu kistten kolayca geçer ve geriye çok az soluk eko gönderir; bu nedenle görüntü ekranında siyah görünürler. Fakat solid bir tümöre çarpan dalgalar bilgisayarın daha açık renkli bir görüntü oluşturmasına neden olan bir eko biçimine yol açar.
     
    Test için nasıl hazırlanırım?

    Kural olarak hazırlık gerekmez fakat çalışılan alana da bağlıdır. Doktorunuz ya da hemşireniz test öncesinde yapmanız gerekenler konusunda size talimat verecektir. Çalışılacak organa bağlı olarak yemek yememeniz, bir laksatif (müshil) almanız ya da lavman kullanmanız gerekebilir. Abdominal ultrason (karın ultrasonu) yapılacaksa, testin hemen öncesinde idrar torbanızı doldurmak için bol miktarda su içmeniz gerekebilir. Ses dalgaları sıvıdan iyi geçtikleri için bu hazırlık daha iyi resim elde edilmesini sağlayacaktır.
     
    Test nasıl yapılır?

    Ultrason doktor muayenehanesinde, klinikte ya da hastanede yapılabilir. Bir masaya yatacaksınız. Teknisyen derinize bir jel sürecek ve alanın üzerinde dönüştürücüyü hareket ettirecektir. Jel hem derinizi kayganlaştıracak hem de ses dalgalarının iletimine yardımcı olacaktır. Jel soğuk ve kaygandır. Bir prob kullanıldığında, o da jel ile kaplanacak ve ilgili vücut açıklığına itilecektir. Bu basınç hissi ya da rahatsızlığa neden olabilir.
     
    Test sırasında teknisyen ya da doktor dönüştürücüyü hareket ettirir. Tarama sırasında nefesinizi tutmanız istenebilir. Operatör ses dalgalarının gönderilme derinliğini artırmak için düğmeleri ya da göstergeleri ayarlayabilir. Dönüştürücüye ait hafif basınç hissedebilirsiniz fakat yüksek frekanslı sesleri duymazsınız.
     
    Ne kadar sürer?

    Bir ultrason incelemesi genellikle 20-30 dakika sürer. Bu süre, inceleme tipine ve çalışılan organlarda değişikliklerin bulunmasının ne kadar güç olduğuna göre değişir.
     
    Olası komplikasyonlar nelerdir?

    Ultrason komplikasyon riski çok düşük olan çok güvenli bir işlemdir. Şişman (obez) kişilerde iyi görüntü alınması daha zordur.
     
    Bu test hakkında başka neler bilmeliyim?

    ·         Ultrason radyasyon kullanmaz.
    ·         Ultrasonun maliyeti BT ya da MRI testine göre çok daha düşüktür.
    ·         Sonuçların kalitesi büyük ölçüde dönüştürücüyü kullanan teknisyen ya da doktorun becerisine bağlıdır. Bu durum BT ya da MRI testlerinde söz konusu değildir.
    ·         Daha yeni ultrason cihazları 3 boyutlu (3-D) görüntü sağlayabilir.
    ·         Resim kalitesini artırmak için kontrast madde kullanımı üzerinde çalışılmaktadır.

     
  • Radyasyon Riski Konusunda Genel Sorular Ve Yorumlar


    Yüksek doz radyasyon ciddi doku hasarına yol açabilir ve kişinin daha sonra kanser geliştirme riskini artırabilir. Görüntüleme testlerinde kullanılan düşük doz radyasyon kişinin kanser riskini hafif düzeyde artırabilir fakat bu riskin değerlendirilmesi önemlidir. Bu bölümde görüntüle testleri ile ilgili radyasyon riski konusunda sık sorulan bazı soruları yanıtlayacağız.
     
    Bir görüntüleme testi kişinin radyasyon maruziyetini ne kadar artırır?

    Doğal radyasyon (arka plan radyasyonu) ve tıp dışı radyasyon
    Sürekli olarak çevremizdeki radyoaktif maddeler ve uzaydan gelen kozmik ışınlar dahil olmak üzere birçok kaynaktan radyasyon almaktayız. Bu, arka plan radyasyonu (doğal radyasyon/fon ışıması) olarak adlandırılır.
    Normal koşullarda bir insan doğal kaynaklardan bir yılda yaklaşık 3 mSv (millisievert) radyasyona maruz kalmaktadır. (Bir millisievert radyasyon maruziyet ölçümü birimidir). Bu maruziyetin çoğu, bulunulan yere göre değişen düzeylerde bulunan doğal bir gaz olan radondan kaynaklanır. Dünya atmosferi bazı kozmik ışınları engellediğinden, yüksek rakımda yaşamak kişinin maruziyeti artırır. Örneğin, Denver, Colorado’da yaşayanların yıllık maruziyet düzeyi yaklaşık 5 mSv olmaktadır. 5 saatlik havayolu seyahati maruziyeti 0.03 mSv kadar artırır. Günde bir paket sigara içmek sigara içenin yılda 53 mSv fazladan maruziyetine yol açar.
     
    Görüntüleme Testlerinden Alınan Radyasyon
    Tek bir göğüs x-ışını testi kişinin yaklaşık 0.1 mSv radyasyona maruz kalmasına neden olur; insanların doğal yollarla 10 günde maruz kaldığı radyasyon miktarı aşağı yukarı bu kadardır. Bir mamogram kadına 0.7 mSv ya da kişinin 3 aydan biraz kısa sürede maruz kalması beklenen radyasyon miktarı kadar radyasyon vermektedir.
     
    Diğer bazı görüntüleme testleri daha yüksek maruziyete neden olur. Standart x-ışını kullanan bir alt GI serisi kişiye yaklaşık 4 mSv, bir abdominal (karın) BT taraması kişiye yaklaşık 10 mSv radyasyon vermektedir. Tüm vücut BT taraması bir kişiye yaklaşık 10 mSv radyasyon vermektedir. Bir BT kolonografisinin neden olduğu maruziyet, yeni teknikler kullanıldığında 5-8 mSv kadar düşük olabilir. Bunların tahmini değerler olduğu unutulmamalıdır ve yakın tarihli çalışmalar alınan radyasyon miktarının çok fazla değişebildiğini göstermiştir. Bir BT taramasından aldığınız radyasyon hakkında endişeleriniz varsa, testin yapılacağı kuruma danışınız. (MRI ve ultrason muayeneleri kişiyi radyasyona maruz bırakmaz.)
     
    Fazladan radyasyon kişinin kanser riskini ne kadar artırır?
    Bu, yanıtlanması güç bir sorudur. Radyasyon ve kanser riski konusundaki çalışmaların çoğu uranyum madenlerinde çalışanlar ve atom bombasından sağ kalanlar gibi çok yüksek doza maruz kalmış insanları araştırmıştır. Düşük doz radyasyon maruziyetinin riskinin bu çalışmalardan hesaplanması kolay değildir. Araştırmacılar tanısal x-ışını ile oluşan ortalama radyasyon maruziyetinin kanser riskini çok az artırabileceğini hesaplamıştır (1/10000-1/100000). Bu kuşkusuz, yapılan testin tipine, maruz kalan vücut bölümüne ve diğer faktörlere göre değişebilir. En fazla çocuklar radyasyona daha duyarlıdır ve radyasyondan olabildiğince fazla korunmalıdırlar.
     
    Bu çok küçük fakat gerçek etki ve her türlü kaynaktan maruz kalınan radyasyonunun kişinin yaşam süresi boyunca birikebileceği gerçeği nedeniyle, radyasyon kullanan görüntüleme testleri yalnızca iyi bir neden olduğunda yapılmalıdır. Birçok olguda ultrason ya da MRI gibi diğer görüntüleme testleri kullanılabilir. Fakat kanser ya da başka bir hastalığın bulunmasında en iyi yolun bir x-ışını ya da BT olduğuna inanmak için bir neden olduğunda, hastanın sağlayacağı yararın düşük doz radyasyonun zararından fazla olma olasılığı çok yüksektir.